Bzzzzt! Hatalı Cevap Vestel’den
Bunu kötü krem reklamından da önce yazmak istiyordum. Reklamları uzun süre sadece büyük billboardlardaydı ve önlerinde durup resim çekemiyordum. Sonunda olabilecek en kötü yerde durdum ve arkadaşıma çekmesini istedim. Arabada oturup beklerken arkadan gelen seslerle indim aşağıya. Dört yada beş, turuncu üstlü eleman bir Crafter’dan inmiş, şuğursuzca aynı soruyu ‘spam’liyorlardı. ‘Vestelden mi geliyorsunuz??’ ‘Vestelden misiniz?’. Şuğursuzca diyorum çünkü cevap beklemeden tekrar tekrar sordukları için cevabımızı duyamıyorlardı.. beklemeden sormaya devam ediyorlardı. Birazda agresiv görüntülerine sinirlenerek azarladım adamları aniden. Onlarca kez cevap verdik, duymadılar. Ama azar ile içinde yok oldukları büyük gizemi bir anda çözdüler. Halbuki cevap önceydi ve azar farklı bir amaç içindi. Ama işte, ‘Kimine destek, kimine köstek’. Sonuç olarak adamlar bir Outdoor Advertising şirketinden geliyorlardı. Tam olarak hatırlamıyorum hangisi yanlış yazmak istemem. Fotoğraf çekmemizle ilgili bir problem yoktu, sadece bir anda paniğe kapıldılar ve karaya vurmuş balıklar gibi zıpladılar etrafımızda. Bende onları suya geri attım.
Giriş paragrafım çok uzun ve konu dışı oldu, hemen asıl konuya giriyorum ve öncelikle ve sadece reklamın fotoğrafına bakarak nelerden bahsedeceğimi başarılı bir şekilde tahmin edeceğinizi umuyorum. Üzerinde yoğunlukla duracağım nokta ya reklam yazısında yada görselinde olacak.

Sloganın tamamı şöyle; ‘Vestel 3D Led TV, izlenmez yaşanır’
Öncelikle her daim hig-end and up to date tech gadgets lover bir tree hugger karmaşı olarak ,ben, film sever yanımın en ağır kısımlarıyla ezicem bu sloganın virgülden sonrasını.
3D TV’ler daha haberleri belli başlı yerlerde duyulmaya başlandığı günden beri konuşuluyor. Konu teknoloji olunca, her kesimden insanın merakı adeta olimpiyat ateşi. Tek bir farkla, bu ateş neden yandığının çokta farkında değil.
Bir çok film sever 3D görüntünün arkasındaki film katliamını gördü. Ama uzun zamandır izledikleri bütün filmler zaten katliam olduğundan çokta ses çıkarmamış gibi görünebilirler. Şaka bir yana gelişi güzel bir forumdan sizin için ellerimle seçtiğim bu yorumu paylaşıyorum. Sevgili Elazul Yagami demişki;
Damn fucking things give me migraines, and the 3d effect isn’t even that great to be honest… “ooh some images seem to have depth”, Are you a fucking retard?
Of course they have depth, EVERYTHING has depth unless it’s a 2d image, if your brain can’t process depth without fucking 3d glasses on your eyes and fucked up recording, you need a swift kick in the base of your skull.
And what annoys me more is all these new movies that you can’t see UNLESS you’re willing to go through that fucking crap. Why not a vanilla and a 3d version you pigfuckers?! Why the fuck was Alice in wonderland in 3D , can ANYONE tell me how that was a good usage of 3D?
HOLY FUCKING SHITBALLS.
*deep breath*
And on the comments section;
Cartman: Guys, seriously.
Turkish anonymous: Adam haklı beyler.
Tamam yorumları ben uydurmuş olabilirim ama ikiside aynen o tepkileri verecektir.
İZLENMEZ, YAŞANIR.. SAY WHAAA?
Öncelikle. Basit, film yaşanmaz, izlenir. Bu yüzden film izleriz, bu yüzden zevk almışızdır. Yaşadığımız için değil, izlediğimiz için. Teknolojinin görsel zekası düşük ve film zevki vasat insanlar için çıkardığı ilk fuck-up bu değil. Dinamik görüntü, booom, real time görüntü, oha süper.. ..Bir bak da öyle konuş lan?
Dinamik görüntü seçeneğini geliştirirken abiler laboratuarlarında aralarından biri çıkıp dememiş mi acaba, ‘abi real time falan da filmler bok gibi olmadı mı?’
Bu soru hep bir türk dizisine denk geldiğimde geliyor aklıma. Ama eminim o set çalışanları kesin diyordur, içlerinden bile olsa..
‘Napyoz la biz?’
Yanlış anlaşılmasın,
Birçok filme yürekten bağlanmış. Karakterlerinin peluş, pvc, pvp, lfg hertürlü figürlerini almış, bütün collector’s edition disclerinden ikişer tane edinmiş bir insan olarak şunu çok içten söyleyebilirim; Ben hiç bir filmi yaşamadım arkadaş, oturdum izledim, çok da beğendim lan?
Zaten özellikle bu konuyu tartışırken tamamen farkında olalımki, Vestel’in bahsettiği yaşamak o biçim bir yaşamak değil. Böyle daha çocuksu bir duygudan bahsediyorlar sanki, yukarıda Elazul Yagami’nin de söylediği gibi, derinliğin daha da farkında olalım.. böyle elimizi uzatalım sürekli dokunurmuşuz gibi, yılmayalımda, her bir çıkıntıya perdeden yada ekrandan çıkan dokunalım parmaklarımızın ucuyla, usulca, sanki korkuyormuş gibi o derinlikten.. Yabancı bir nesneye pati atan kedi yavruları gibiy <3
..Takip ettiniz mi filmi? Çünkü siz o derinliğe pati atarken film bitti.
Gerçekten, movie industry ve home theater elite bir çıtaya getirilirken bazı prensipleri olsun, bazı kurallar konsun. Teknoloji boyunu aştığı yerde dursun, başka bir yerden tutsun kurtarsın dünyayı. Bu dünya onlara ihtiyaç duymuyor. Film endüstrisi bunu tarihi içinde tekrar tekrar kanıtlamıştır. Hanginiz orijinal Frankeinstein’ı izlerken ‘uuuuf abi film renkli olsa manyak olurdu’ dediniz? Dediyseniz eğer bu paragrafa kadar iyi sabretmişin, okuyucu.
Yada daha fictional örnekler verelim güzel anlaşılsın. Star Wars, hanginiz günümüz teknolojisi ile çekilmiş olmasını dilerdiniz? Ben halen yazıyor olduğuma göre tek başıma, havaş otobüsünün arkasında, kendim başka bir soruyla cevap veriyim;
‘Kaç tane SW fan’ı tanıyorsunuz favori filmi son üçlemeden olan?’
Kötü filmler seyircilerini çoğaltabiliyorsa sadece 3D özelliği sunarak, para’nın kokusunu alan yapımcılar için ’ IT IS 3D FRENZY TIME ‘.
Malesef 3D hiç bir zaman, ne kadar gelişsede -büyük konuşuyorum- film izlerken benim onaylayacağım bir teknoloji olmayacak. X360 Kinect oyunlarını 3D oynamak için sabırsızlanıyorum ama *.-
Kapanışı başka bir siteden seçtiğim makalelerle yapmayı seviyorum, biliyorsunuz.
Tam olarak söylediğim şeylerden bahsetmesede, ”bir çok ortak fikrimizin olduğu ‘kesin bu yazıyı’ okuyun”
Google’a girip daha fazla makaleyi ‘Why 3D movies suck?’ diye aratabilirsiniz.